Gardırobun Ne Kadar Sürdürülebilir?

Sürdürülebilir moda denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak organik kumaşlar, geri dönüştürülmüş malzemeler ya da çevre dostu markalar geliyor. Oysa bir gardırobun sürdürülebilirliği yalnızca kıyafetin hangi malzemeden üretildiğiyle ilgili değil.

Gardırobun Ne Kadar Sürdürülebilir?

 

Bir ürünü ne kadar süre kullandığımız, nasıl bakım yaptığımız, gerçekten ihtiyacımız olup olmadığı ve kullanım ömrü bittiğinde ona ne olduğu da bu döngünün bir parçası.

Peki gardırobumuza biraz daha yakından baktığımızda ne görüyoruz?

Sürdürülebilir moda nedir?

Sürdürülebilir moda; üretimden kullanıma, hammaddeden atığa kadar bir kıyafetin bütün yaşam döngüsünü düşünmek anlamına geliyor.

Daha az kaynak kullanmak, daha uzun ömürlü ürünler üretmek, doğal ve sorumlu malzemeleri tercih etmek, üretim süreçlerini sorgulamak ve kıyafetlerin kullanım süresini uzatmak bu yaklaşımın temel parçalarından bazıları.

Aslında mesele yalnızca “sürdürülebilir bir ürün satın almak” değil. Daha bilinçli bir tüketim alışkanlığı oluşturmak.

Etiketi okumak neden önemli?

Bir kıyafeti satın alırken tasarımına ve fiyatına baktığımız kadar içeriğine de bakıyor muyuz?

Etiket üzerindeki kumaş içeriği bize ürünün nasıl hissettireceğinin yanı sıra çevreyle ilişkisi hakkında da birçok şey söyleyebilir.

Polyester, akrilik ve naylon gibi sentetik lifler fosil yakıt temelli hammaddelerden üretilirken; keten, pamuk ve benzeri bitkisel lifler doğal kaynaklardan elde edilir.

Elbette yalnızca “doğal” yazması bir ürünü otomatik olarak sürdürülebilir yapmaz. Kumaşın nasıl yetiştirildiği, nasıl işlendiği, nasıl boyandığı ve ürünün ne kadar uzun süre kullanılabildiği de önemlidir.

Ancak etiketi okumaya başlamak, gardırobumuzla ilgili daha bilinçli seçimler yapmanın en kolay yollarından biri olabilir.

Keten neden sürdürülebilir moda konuşmalarında bu kadar sık karşımıza çıkıyor?

Keten, keten bitkisinin saplarından elde edilen doğal bir liftir.

Dayanıklı yapısı sayesinde doğru kullanıldığında yıllarca gardıropta kalabilir. Nefes alır, farklı mevsimlere uyarlanabilir ve zaman içinde karakter kazanan kumaşlardan biridir.

Bu yüzden keteni yalnızca yaz aylarında giyilen bir kumaş olarak düşünmemek gerekiyor. Katmanlama, trikolar ve ceketlerle birlikte sonbahar ve kış gardırobuna da rahatlıkla dahil edilebilir.

Bir kıyafetin farklı mevsimlerde kullanılabilmesi de onun kullanım ömrünü ve gardıroptaki değerini artırır.

Geri dönüştürülmüş polyester gerçekten çözüm mü?

Son yıllarda geri dönüştürülmüş polyester sürdürülebilir moda alanında sıkça karşımıza çıkıyor.

Plastik şişeler gibi mevcut plastik atıkların yeniden kullanılması, yeni plastik hammaddesi ihtiyacını azaltması açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.

Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var: Geri dönüştürüldüğünde de polyester hâlâ sentetik bir malzemedir.

Kullanım ve özellikle yıkama sırasında sentetik tekstillerden çok küçük plastik lifler ayrılabilir. Mikroplastik olarak adlandırılan bu parçacıklar su sistemlerine ve çevreye karışabilir.

Bu nedenle geri dönüştürülmüş polyesteri tek başına nihai bir çözüm olarak görmek yerine, mevcut atığı değerlendiren ancak kendi çevresel sorunlarını da beraberinde taşıyan bir ara çözüm olarak değerlendirmek daha doğru olabilir.

Daha sürdürülebilir bir gardırop için her şeyi değiştirmek gerekiyor mu?

Hayır.

Belki de sürdürülebilir gardırobun en önemli noktalarından biri zaten sahip olduklarımızla başlamak.

Dolabımızdaki kıyafetleri daha uzun süre kullanmak, küçük bir söküğü tamir etmek, farklı şekillerde kombinlemek, artık giymediğimiz parçaları dönüştürmek ya da başka birine vermek yeni bir ürün satın almaktan daha etkili olabilir.

Yeni bir ürün alırken ise kendimize birkaç basit soru sorabiliriz:

Bunu gerçekten kullanacak mıyım?

Gardırobumdaki başka parçalarla kombinleyebilir miyim?

Kumaş içeriğini biliyor muyum?

Birkaç sezon sonra da giymek ister miyim?

Bu sorular bazen bir ürünün üzerindeki “sürdürülebilir” etiketinden çok daha fazla şey anlatabilir.

Slow fashion: Daha az ama daha uzun

Slow fashion, modanın hızını biraz yavaşlatmayı öneriyor.

Sürekli değişen trendlerin yerine uzun süre kullanılabilecek tasarımlara, kaliteli malzemelere, emeğe ve üretim sürecine odaklanıyor.

Bu yaklaşım kusursuz bir gardırop yaratmakla ilgili değil.

Daha az satın almak, sahip olduklarımızı daha uzun süre kullanmak ve yeni bir kıyafet seçerken onun hikâyesini biraz daha fazla merak etmekle ilgili.

Çünkü belki de en sürdürülebilir kıyafet, gardırobumuzda yıllarca kalmaya devam eden kıyafettir.

HAM’de biz de tasarlarken tam olarak buradan başlıyoruz: doğal kumaşlar, zamansız formlar, küçük ölçekli üretim ve mümkün olduğunca uzun süre gardıropta kalabilecek parçalar.

Bir kıyafetin yalnızca nasıl göründüğünü değil, nasıl üretildiğini ve zamanla nasıl yaşadığını da önemsiyoruz.

Leave a comment

Please note, comments need to be approved before they are published.